Yazdır
Gösterim: 520

SAYILAMAYAN İSİMLER

Sayılması mümkün olan isimlere ‘’sayılabilen isimler’’ denilirken, sayılması mümkün olmayan isimlere ‘’sayılamayan isimler’’ denir. Bu derse kadar diğer derslerde sayılabilen isimleri verdik. (a book, a house, three cars, the student, the teacher, an orange gibi) Görüldüğü gibi sayılabilen isimlerin önünde genellikle the, a, an  veya rakam bulunur.

Bir de sayılması mümkün olmayan şeyler vardır. Bu şeyler genellikle toz veya sıvı haldedir.

Örnekler:

tea (ti:) : çay

sugar (‘şugı) : şeker

water (‘wo:tı) : su

coffee (‘kofi) : kahve

milk (milk) : süt

salt (so:lt) : tuz

flour (flauı) : un

butter (‘batı) : tereyağı

 

Sayılamayan isimlerin önünde ‘’a’’ veya ‘’an’’ asla bulunmaz. Sayılamayan isimlerin önünde bir sonraki derste göreceğimiz ‘’a lot of, much’’ gibi sözcükler gelebilirken aynı zamanda diğer derslerde gördüğümüz, önüne geldiği ismi belirli yapan ‘’the’’ sözcüğü ve birkaç anlamına gelen ‘’some’’ sözcüğü kullanılabilir.

 

countable (‘kauntıbıl) : sayılabilen isim

uncountable (an‘kauntıbıl) : sayılamayan isim

 

Sayılamayan isimlerin cümle içinde kullanışları aşağıda gösterilmiştir.

It is tea. (it iz ti:) : O bir çaydır.

This is sugar. (dis iz ‘şugı) :  Bu bir şekerdir.

That isn’t water. (det izınt ‘wo:tı) : Şu bir sudur.

Is this coffee? (iz dis ‘kofi) : Bu bir kahve midir?

The baby is drinking milk. (dı: ‘beybi iz drinking milk) : Bebek süt içiyor.

Don’t put flour on the table. (dount put flauı on dı: ‘teybıl) : Masanın üstüne un koyma.

Is there butter in the packet? (iz deı ‘batı in dı: ‘pekit) : Pakette tereyağı var mı?

Barbara is buying sugar and salt. ('ba:brı iz baying ‘şugı end so:lt) : Barbara şeker ve tuz satın alıyor.

Alex eats butter. ('eliks i:ts ‘batı) : Alex tereyağı yer.

 

BU DERSTE GEÇEN KELİMELER

and (end) : ve

baby (‘beybi) : bebek

butter (‘batı) : tereyağı

coffee (‘kofi) : kahve

countable (‘kauntıbıl) : sayılabilen isim

don’t (dount) : olumsuz emir

flour (flauı) : un

in (in) : içinde, içine, -de, da

is (iz) : -dır

isn’t (izınt) : değildir

is there? (iz deı) : var mıdır?

it (it) : o (hayvan ve cansızlar için)

milk (milk) : süt

on (on) : üstüne, üstünde, -de, -da

packet (‘pekit) : paket

salt (so:lt) : tuz

sugar (‘şugı) : şeker

table (‘teybıl) : masa

tea (ti:) : çay

that (det) : şu

the (dı:) : Türkçe çevirisi yoktur. Önüne geldiği ismi belirli, bilinen yapar.

this (dis) : bu

to buy (tu: bay) : satın almak

to eat (tu: i:t) : yemek

to drink (tu: drink) : içmek

to put (tu: put) : koymak

uncountable (an‘kauntıbıl) : sayılamayan isim

water (‘wo:tı) : su

ALIŞTIRMA SORULARI – 36

 

1. Aşağıdaki isimlerin önüne sayılabiliyorsa ‘’C’’,  sayılamıyorsa ‘’U’’ yazınız.

.... a book

.... milk

.... sugar

.... the tree

.... butter

 

2. Sayılabilen ve sayılamayan şeylerden İngilizce 7 örnek yazınız.

 

3. Aşağıdaki cümlelerde yer alan hataları düzeltiniz.

It is a water.

Is there a butter on  the table?

This isn’t a sugar.

Is that a coffee?

 

4. ‘’Clare is eating salt.’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Clare süt içiyor.

B) Clare un yiyor.

C) Clare şeker yiyor.

D) Clare su içiyor.

E) Clare tuz yiyor.

 

5. ‘’Annem süt ve kahve alacak.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) My mother is buying salt and coffee.

B) My mother is buying sugar and coffee.

C) My mother will buy flour and coffee.

D) My mother will buy milk and coffee.

E) My mother buys butter and coffee.

 

 

Önceki Derste Yer Alan ''Alıştırma Soruları -  35' in cevapları:

1.

They go to the cinema … half past eleven. (at)

The roof … the school is high. (of)

He’ll come … Saturday. (on)

The radio … the car is black. (of)

 

2. ‘’John comes there … Monday.’’ cümlesinde noktalı yere ‘’on’’ edatı gelmeliydi.

 

CEVAP: A

 

3. ‘’The key … the door is here.’’ cümlesinde noktalı yere ‘’of’’ edatı gelmelidir.

 

CEVAP: C

 

4. ‘’Clare eats the meal … twelve o’clock.’’ cümlesinde noktalı yere ‘’at’’ edatı gelmeliydi.

 

CEVAP: B

 

5.

(ay ri:d dı: buk on ’tö:zdi)

(dı: ‘reydiou odı: ka: iz ‘blek)

(Rouz wil bay ı beet nayn ı’klok)