WHOSE
Sözlükte ‘’kimin’’ anlamına gelen soru sözcüğüdür. Kullanımı aşağıda gösterildiği gibidir.
whose boat? (hu:z bout) : Kimin botu?
whose handkerchief? (hu:z ‘henkıçif) : Kimin mendili?
whose money? (hu:z ‘mani) : Kimin parası?
Whose boat is this? (hu:z bout iz dis) : Bu kimin botudur?
Whose handkerchief is it? (hu:z ‘henkıçif iz it) : O kimin mendilidir?
Whose sister is lawyer? (hu:z ‘sistı iz ‘lo:yı) : Kimin kız kardeşi avukattır?
Whose turtle is sleeping near the wall? (hu:z ‘tö:tıl iz sli:ping niı dı: wo:l) : Kimin kaplumbağası duvarın yanında uyuyor?
Whose grandmother will come here? (hu:z ‘grenmadı wil kam hiı) : Kimin büyükannesi buraya gelecek?
Whose grandfather walks to the park? (hu:z ‘grendfa:dı wo:ks tu dı: pa:k) : Kimin büyükbabası parka yürür?
Whose dogs are they? (hu:z dogz a: dey) : Onlar kimin köpekleridir?
Whose bags are red? (hu:z begz a: red) : Kimin çantası kırmızıdır?
Whose letters are you reading? (hu:z ‘letız a: yu: ri:ding) : Kimin mektuplarını okuyorsunuz?
a bottle (box, cup, glass, packet) of ….
‘’Bir şişe süt, bir kutu kibrit, bir fincan çay, bir bardak su, bir paket un’’ gibi sözler İngilizcede aşağıda gösterildiği gibi söylenir.
a bottle of milk (ı ‘botıl ov milk) : bir şişe süt
John is buying a bottle of milk. (con iz baying ı ‘botıl ov milk) : Tom bir şişe süt satın alıyor.
a box of match (ı boks ov meç) : bir kutu kibrit
I’ll bring a box of matches (ayl bring ı boks ov meçiz) : Bir kutu kibrit getireceğim.
a cup of tea (ı kap ov ti:) : bir fincan çay
My brother drinks a cup of tea. (may ‘bradı drinks ı kap ov ti:) : Erkek kardeşim bir fincan çay içer.
a glass of water (ı gla:s ov ‘wo:tı) : bir bardak su
Will you bring a glass of water? (wil yu: bring ı gla:s ov ‘wo:tı) : Bir bardak su getirir misiniz?
a packet of flour (ı ‘pekit ov flauı) : bir paket un
Her mother will put a packet of flour. (hö: ‘madı wil put ı ‘pekit ov flauı) : Onun annesi bir paket un koyacak.
Yukarıdaki yapılarda sayılamayan isimler tekil olarak kullanılırken, sayılabilen isimler çoğul olarak kullanılır.
‘’Bir şişe süt, bir kutu kibrit, bir fincan çay, bir bardak su, bir paket un’’ gibi sözler yerine ‘’iki şişe süt, dört kutu kibrit, üç fincan kahve, altı bardak su, dört paket un’’ da denilebilir.
two bottles of oil (tu: ‘botılz ov oyl) : bir şişe süt
Alex is buying two bottles of oil. ('eliks iz baying tu: ‘botılz ov oyl) : Alex iki şişe sıvı yağ satın alıyor.
three boxes of matches (tri: boksiz ov meçiz) : bir kutu kibrit
I’ll bring three boxes of matches (ayl bring tri: boksiz ov meçiz) : Üç kutu kibrit getireceğim.
five cups of coffee (fayv kaps ov ‘kofi) : beş fincan çay
My brother drinks five cups of coffee. (may ‘bradı drinks fayv kaps ov ‘kofi) : Erkek kardeşim beş fincan kahve içer.
six glasses of water (siks gla:siz ov ‘wo:tı) : altı bardak su
Will you bring six glasses of water? (wil yu: bring siks gla:siz ov ‘wo:tı) : Altı bardak su getirir misiniz?
nine packets of flour (nayn ‘pekits ov flauı) : dokuz paket un
Her mother will put nine packets of flour. (hö: ‘madı wil put nayn ‘pekits ov flauı) : Onun annesi dokuz paket un koyacak.
BU DERSTE GEÇEN SÖZCÜKLER
a (ı) : herhangi bir
are (a:) : -dırlar, - dirler, -durlar, -dürler
bag (beg) : çanta
boat (bout) : bot
bottle (‘botıl) : şişe
box (boks) : kutu
brother (‘bradı) : erkek kardeş
coffee (‘kofi) : kahve
cup (kap) : fincan
dog (dog) : köpek
five (fayv) : beş
flour (flauı) : un
glass (gla:s) : bardak
grandmother (‘grenmadı) : büyükanne, nine
grandfather (‘grendfa:dı) : büyükbaba, dede
handkerchief (‘henkıçif) : mendil
her (hö:) : onun (bayan)
here (hiı) : burada, buraya
is (iz) : -dır, -dir, -dur, -dür
it (it) : o (cansız ve hayvanlar için)
lawyer (‘lo:yı) : avukat
letter (‘letı) : mektup
match (meç) : kibrit
milk (milk) : süt
money (‘mani) : para
mother (‘madı) : anne
my (may) benim
near (niı) : yanında, yakınında
nine (nayn) : dokuz
of (ov) : -nın
oil (oyl) : yağ, sıvı yağ
packet (‘pekit) : paket
park (pa:k) : park
red (red) : kırmızı
sister (‘sistı) : kız kardeş
six (siks) : altı
tea (ti:) : çay
the (dı:) : Türkçe çevirisi yoktur. Önüne geldiği ismin belirli, bilinen olduğunu gösterir.
they (dey) : onlar
this (dis) : bu
three (tri:) : üç
to bring (tu bring) : getirmek
to buy (tu bay) : satın almak
to come (tu kam) : gelmek
to drink (tu drink) : içmek
to put (tu put) : koymak
to read (tu ri:d) : okumak
to sleep (tu sli:p) : uyumak
to walk (tu wo:k) : yürümek
turtle (‘tö:tıl) : kaplumbağa
two (tu:) : iki
wall (wo:l) : duvar
water (‘wo:tı) : su
whose (hu:z) : kimin?
will (wil) : -ecek, -acak
you (yu:) : sen / siz
ALIŞTIRMA SORULARI – 41
1. There is a bottle of oil on the table.’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Masanın üstünde bir bardak su var.
B) Masanın üstünde bir fincan çay var.
C) Masanın üstünde bir şişe sıvı yağ var.
D) Sıranın üstünde bir fincan çay var.
E) Sıranın üstünde bir şişe sıvı yağ var.
2. ‘’Will Alice buy two packets of salt?’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Alice iki paket tuz satın alacak mı?
B) Alice iki paket şeker satın alacak mı?
C) Alice iki paket un satın alacak mı?
D) Alice iki paket süt satın alınacak mı?
E) Alice iki paket tereyağı satın alacak mı?
3. ‘’Bebek bir şişe süt içiyor.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) The baby drinks a bottle of milk.
B) The baby drinks a packet of milk.
C) The baby will drink a packet of milk.
D) The baby will drink a bottle of milk.
E) The baby is drinking a bottle of milk.
4. ‘’Whose apples are you eating?’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kimin elmasını yersin?
B) Kimin elmasını yiyorsun?
C) Kimin elmalarını yersin?
D) Kimin elmalarını yiyorsun?
E) Kimin elmalarını yiyeceksin?
5. ‘’Whose cows are they?’’ cümlesinin Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bunlar kimin inekleridir?
B) Şunlar kimin inekleridir?
C) Onlar kimin inekleridir?
D)O kimin ineğidir?
E) Bu kimin ineğidir?
Önceki Derste Yer Alan ''Alıştırma Soruları - 40' ın cevapları:
1. ‘’Bugünlerde uyuyamıyorum.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’ I can’t sleep these days.’’ cümlesidir.
CEVAP: D
2. ‘’Pazar günü gelemeyiz.’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’We cannot come on Sunday.’’ cümlesidir.
CEVAP: B
3. ‘’Siz İngilizce konuşabilir misiniz?’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’Can you speak English?’’ cümlesidir.
CEVAP: A
4. ‘’Carol can clean the table.’’ cümlesinin Türkçe çevirisi ‘’Carol masayı temizleyebilir.’’ cümlesidir.
CEVAP: B
5. ‘’Size yardım edebilir miyim?’’ cümlesinin İngilizce çevirisi ‘’Can I help you?’’ cümlesidir.
CEVAP: D